Avusturya, Bulgaristan ve Romanya’nın Schengen Bölgesi’ne katılımına karşı

Avusturya Başbakanı Karl Nehammer, ülkesinin Hırvatistan’ın Schengen Bölgesi’ne katılmasını destekleyeceğini sadece Bulgaristan ve Romanya’nın katılımına karşı olduklarını deklare etti.

Nehammer, Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’e yapmış olduğu resmi ziyarette, mevkidaşı Andrej Plankovic ile bir araya geldi. Nehammer, ülkesinin Hırvatistan’ın Schengen Bölgesi’ne katılmasını destekleyeceğini söylemiş oldu.

Nehammer, “Hırvatistan’ın şimdiye kadar yaptıkları hakkaten etkisi altına alan. Hırvatistan, 1 Ocak itibarıyla Euro Bölgesi’ne katılacak ve bu mevzuda sizi şimdiden kutlama etmek isterim.” diye konuştu.

Romanya ve Bulgaristan’ın katılımına karşı

Ülkesinin, Avrupa Birliği (AB) üyeleri içinde, düzensiz göçmenler hususunda “en büyük zorluklarla karşı karşıya” bulunduğunu kaydeden Nehammer, “2015’ten bu yana birçok kişiyi vatanımızda ağırladık ve koruma altına aldık. Şu anda Avusturya’ya sığınmak isteyen 10 binlerce Ukraynalıya ve çocuklarına koruma sağlıyoruz.” dedi.

Nehammer, “Sadece birçok göçmen sığınma hakkı elde edemiyor. Birçoğu asla kayıtlı değil. Bu göçmenler AB üyesi ülkelerden geçerek Avusturya’ya varıyor ve orada sığınma başvurusunda bulunuyor sadece Avusturya’dan ilkin hiçbir ülkede kayıtlı değiller. Avusturya’da 75 binden fazlası kayıtlı olmayan 100 binden fazla, yasa dışı yollarla giren göçmen bulunmuş oldu.” şeklinde konuştu.

Nehammer, Bulgar ve Romen yetkililerin göç ve sınır kontrolüne ilişkin AB kurallarını uygulamadıklarını, bunun da Türkiye’den AB’nin geri kalanına uzanan bir göçmen rotasının oluşmasına niçin bulunduğunu söylemiş oldu.

Ülkelerine gelen düzensiz göçmenlerin yüzde 40’ının Bulgaristan’dan Romanya’ya, sonrasında da Avusturya’ya geçtiğinin altını çizen Nehammer, “Hırvatistan’ın Schengen Bölgesi’ne iştirakı için ayrı bir oylama yapılacak. Bulgaristan ve Romanya için ise hususi oylama yapılacak.” ifadesini kullandı.

AB Komisyonu, 16 Kasım’da Bulgaristan, Romanya ve Hırvatistan’ın Şengen Bölgesi’ne iştirak etmesi yönünde görüş bildirmişti.

8 Aralık’ta içişleri bakanları toplantısında oylama yapılacak.

İngiltere’de AB ile ipleri geren yasa tasarısına eski başbakanlardan da tepki geldi

İngiltere’de Başbakan Boris Johnson liderliğindeki hükümetin Brexit Anlaşması’nı tek taraflı değiştirecek “İç Piyasalar Yasa Tasarısı” parlamentodan ilk onayını aldı. Bazı Muhafazakarların tepki göstermesine karşın parlamentoda onaylanan tasarının, sadece nihai olarak onaylanması halinde Brüksel ile imzalanan Brexit anlaşmasının bazı maddelerinin ihlal edileceği ifade ediliyor.

Boris Johnson, “Avrupa Birliği’nden ayrıldık, geçiş sürecinin zamanı dolmak suretiyle, birçok istihdam bu yasa tasarısına bağlı. Ülkemizin egemenlik ve bütünlüğünü düşünen hepimiz için iyi bir yasa olacak” dedi.

Aralarında David Cameron’un da bulunmuş olduğu birçok eski İngiltere başbakanı da duruma tepki göstererek İngiltere’nin internasyonal kuralları ihlal edeceğinin altını çizdi.

Eski başbakanlar ne dedi ?

David Cameron, ‘Internasyonal bir anlaşmayı ihlal etmek düşülmesi ihtiyaç duyulan son şey olmalı’ ifadelerine yer verdi.

John Major ise ‘Sözleri yerine getirme mevzusunda itibarımızı kaybedersek, kaybımız bedelin ötesinde olacak’ dedi.

Gordon Brown, “Bunu icra eden ben olsaydım, Muhafazakarlar beni hukukun üstünlüğünü ihal etmekle suçlardı’ şeklinde konuştu.

Tony Blair, ‘Bu son hile insanılmaz bir halde fena sonuçlandı ve buna son vermek gerekiyor.’ dedi

Theresa May ise ‘Hükümet, gelecekte internasyonal ortaklara ülkeye tekrardan güvenmeleri mevzusunda iyi mi bir güvence verecek ?’ ifadelerini kullandı.

Mahkeme yolunu işaret eden Avrupa Birliği yetkilileri ise Londra’dan tartışmalı yasa tasarısı mevzusunda geri adım atmasını istiyor.

Euronews muhabiri Shona Murray Brüksel’den aktarıyor: “Brüksel’de hepimiz internasyonal kuralları ihlal edecek olan yasa tasarısı onaylandığında Avrupa Birliği’nin bu duruma iyi mi tepki vereceğini merak ediyor. Öte taraftan Avrupa Birliği ile İngiltere geleceğe yönelik ilişkileri şekillendirmek için bugün Brüksel’de tekrardan bir araya gelecek. Sadece taraflar içinde itimat en düşük seviyede seyrediyor. Mühim seviyede ilerleme sağlanması beklenmiyor.”

AB’nin Durumu: Von der Leyen Türkiye’yi ‘komşularına gözdağı verme girişimleri’ mevzusunda uyardı

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen uzun süreden beri beklenen ‘Avrupa Birliği’nin durumu’ ile ilgili senelik konuşmasını yapmış oldu. Avrupa Parlamentosu’nda konuşan von der Leyen Doğu Akdeniz’de meydana getirilen sondaj emek harcamaları ile ilgili Türkiye’yi ‘komşularına gözdağı verme girişimleri’ mevzusunda uyardı.

Von der Leyen, “Türkiye mühim bir komşu ülke ve bu hep bu şekilde olacak. Coğrafi olarak yakınız sadece aramızdaki mesafe giderek büyüyor” dedi.

Von der Leyen, “Evet Türkiye bazı problemler yaşayan bir bölgede bulunuyor. Milyonlarca göçmene ev sahipliği yapıyor, bunun için mühim seviyede ekonomik yardımda bulunuyoruz. Sadece hiçbir şey komşularına gözdağı verme girişimlerini haklı çıkaramaz” dedi.

Kıbrıs ve Yunanistan’a desteğini bir kez daha yineleyen von der Leyen, “Bölgede tansiyonun düşmesi her iki tarafın çıkarlarını karşılayacak. Yapmamız ihtiyaç duyulan tek şey, tek taraflı kararlardan kaçınmak böylece müzakerelerin tekrardan başlamasını sağlamak. Kalıcı çözümler ve istikrara giden tek yol budur” dedi.

AB, yeni bir göç paktı açıklayacak

Ursula von der Leyen tüm üye ülkelere çağrıda bulunarak göç mevzusunda çabaların artırılmasını talep etti. Avrupa Komisyonu Başkanı, “Yunanistan’daki Moria kampındaki görüntüler Avrupa Birliği’nin birlik ve beraberlik içinde hareket etmesinin önemini gösteriyor. Üye ülkelerin daha çok çaba sarfetmesini istiyoruz. Göç krizi Avrupa Birliği’nin üstesinden gelmesi ihtiyaç duyulan bir problem. Hepimiz sorumluluğunu üstlenmeli” dedi.

Avrupa Birliği’nin geçmişten bu yana göçle karşı karşıya bulunduğunu belirten Von der Leyen bu durumun toplumu kültürel açıdan zenginleştirdiğini ve bunun hep bu şekilde olacağını dile getirdi. 2015 senesinde yaşanmış olan göç krizinin üye ülkeler içinde görüş ayrılıklarına niçin bulunduğunu ifade eden von der Leyen, bu mevzuda bazı ‘yaraların’ açıldığını açıkladı.

Von der Leyen Avrupa Komisyonu’nun dayanışma kapsamında gelecek haftalarda yeni bir göç paktı açıklayacağını duyurdu.

Irkçılığa karşı fiil planı

Ursula von der Leyen ırk, din ve cinsel yönelimle ilgili nefret suçları mevzusunda ırkçılığa yönelik yeni bir fiil planı açıklayacaklarını da açıkladı. Komisyon Başkanı, “Gerçek anlamda ırkçı olmayan bir Avrupa Birliği kurma zamanı geldi. Irkçı eylemler hem kınanmalı hem de buna yönelik harekete geçilmeli” dedi.

Avrupa Komisyonu Başkanı, LGBTQI haklarını da Avrupa genelinde güçlendirmenin önemine vurgu yapmış oldu. Bu mevzuda bazı emekler yürütülmüş olduğu ifade edildi.

‘Brexit anlaşması tek taraflı değiştirilemez’

Avrupa Birliği ile İngiltere içinde yüksek gerilim mevzusunda da konuşan von der Leyen, “Brexit anlaşmasını (İngiltere’nin hedeflediği benzer biçimde) tek taraflı olarak değişiklik yapmak mümkün değil. Hukuk ve itimat meselesi” dedi.

‘Avrupa Birliği’nin durumu’ adlı geleneksel konuşma Avrupa Komisyonu’nun gelecek yıl için önceliklerini ele alıyor.

İngiltere’de Başbakan Boris Johnson liderliğindeki hükümetin Brexit Anlaşması’nı tek taraflı değiştirecek “İç Piyasalar Yasa Tasarısı” parlamentodan ilk onayını aldı.

“Avrupa Sıhhat Ajansı kuracağız”

Dünya genelinde Covid-19 salgınına yönelik aşı arayışı devam ederken Ursula von der Leyen ülkelerin bu mevzuda tek başlarına hareket etmemesinin önemine vurgu yapmış oldu.

“Dünya genelinde kriz yaşanırken, kimileri kendi içine kapanıyor. Aşı bulmak yetmeyecek. Avrupa vatandaşlarının ve tüm öteki vatandaşların aşıya erişimi sağlanmalı. Çoğumuz güvende olmazsak asla kimse güvende olmayacak” dedi.

Ursula von der Leyen, “ABD’de olduğu benzer biçimde biz de medikal anlamda sıhhat sektöründe Avrupa Birliği düzeyinde kendi ajansımızı kuracağız” dedi.

‘Yeşil ekomiye ağırlık vereceğiz’

Von der Leyen daha ilkin üstünde uzlaşılan 750 milyar euroluk ekonomiyi canlandırma planının yüzde 30 oranında sürdürülebilir enerji kapsamında kullanılacağını duyurdu.

Avrupa Birliği 2030 yılına kadar 1990 yılına kıyasla karbon emisyonlarını yüzde 55 oranında düşürmeyi planlıyor.

Avrupa Birliği, Brexit, Covid-19, komşuları ile yaşanmış olan problemler ve ekonomik açıdan zamanı sorunlarla karşı karşıya bulunuyor. Covid-19 salgını kıtada büyük krize niçin olurken kış aylarında sıhhat ve ekonomik krizin gelişme riski bulunuyor.

AP Türkiye önergesini onayladı: ‘Ankara milliyetçi harp çığırtkanlığından vazgeçmeli’

Brüksel’de toplanan Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda ‘Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin görevi ve bölgede tansiyonun tehlikeli bir halde artması’ başlıklı önerge ezici çoğunlukla onaylandı.

601 Avrupa Parlamenteri evet oyu kullanırken 57’si hayır oyu kullandı. 36 parlamenter ise çekimser kaldı. Toplam 694 Avrupa Parlamenteri oy kullandı.

Bağlıyıcı olmayan önerge gelecek hafta yapılacak ve bilhassa Türkiye’nin tartışılacağı Avrupa Birliği Liderler zirvesine hazırlık durumunda. Önerge Avrupa Parlamenterlerinin zirveden beklentilerine yönelik görüşlerini içeriyor.

Önergede Türkiye’nin sondaj emek harcamaları yürüttüğü Doğu Akdeniz’in Avrupa Birliği’nin istikrarı ve sulh açısından kilit bir alan olduğu belirtiliyor. Türkiye’nin tek taraflı eylemlerden kaçınmasının önemine vurgu yapılıyor; öte taraftan Ankara’nın ‘Milliyetçi harp çığırtkanlığı söyleminden’ uzaklaşması isteniliyor. Avrupa Birliği yetkililerine ve Avrupa Birliği ülkelerine çağrıda bulunan Avrupa Parlamenterleri şu ana kadar yürütülen emek harcamaları memnuniyle karşılayarak Türkiye ile diyaloğun devam etmesini istiyor.

Önerge metninde neler var ?

Metinde Doğu Akdeniz’in jeopolitik, ekonomik ve siyasal açıdan Avrupa Birliği için mühim bir bölge olduğu belirtiliyor.

-Onaylanan önergede Türkiye’nin 12 Eylül 2020’de sismik araştırma gemisi Oruç Reis’i geri çekme sonucu memnuniyetle karşılanıyor.

-Türkiye tüm komşularının toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı duymaya çağrı ediyor.

-Ankara’nın ‘Milliyetçi harp çığırtkanlığı söyleminden’ uzaklaşması isteniliyor.

-‘Üye devletlere ve Avrupa Birliği’ne yönelik tehditlerin ve küfürlü dil kullanılmasının’ kabul edilemez olduğu belirtiliyor.

– Türkiye’nin 15 Eylül 2020 tarihindeki Yavuz sondaj gemisinin vazife süresini 12 Ekim 2020’ye kadar uzatmak için yeni bir Navtex çıkarma sonucu kınanıyor.

-Avrupa Birliği Dışilişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ve Avrupa Birliği dönem başkanlığını yürüten Almanya’nın bu durumuna çözüm arayışı memnuniyle karşılanıyor.

-Türkiye’nin AB’ye aday bir ülke olduğu ve Avrupa Birliği’nin mühim bir partneri olduğu hatırlatılıyor; demokrasi ve internasyonal kuralları en üst seviyede müdafaasının önemine vurgu yapılıyor.

Avrupa Birliği ülkelerinin devlet ve hükümet başkanları 24-25 Eylül tarihlerinde Brüksel’de Türkiye’ye yönelik atılacak adımları görüşecek.

Avrupa Birliği’nden ırkçılığı önlemek’ için 5 senelik fiil planı: Yeni koordinatörlük kuruluyor

Avrupa Komisyonu, ırkçılık ve ayrımcılığın önüne geçmek amacıyla alacakları tedbir planını deklare etti.

Avrupa Birliği’nin (AB) yürütme kolu tarafınca hazırlanan 5 senelik fiil planında mevcut yasal çerçevenin güçlendirilmesi, ırkçılıkla savaşım için bir koordinatörlüğün kurulması ve AB mensubunun çeşitliliğinin artırılması şeklinde maddeler yer ediniyor.

Mevzuyla ilgili konuşan Avrupa Komisyonu Şeffaflık ve Avrupai Değerler Başkan Yardımcısı Vera Jourova, son dönemlerde ABD Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa’da düzenlenen ırkçılık karşıtı gösteriler sebebiyle kanun koyucuların mevzu hakkında bir şeyler yapması icap ettiğini söylemiş oldu.

Jourova artık hesap verme noktasına geldiklerini ifade ederek, “Dünya genelindeki protestolar bizlere açık bir bildiri gönderiyor. Değişimi şimdi yapmalıyız. Bu {hiç de} kolay olmayacak sadece değişiklik koşul. Gerekirse mevzuatı güçlendirmekten çekinmeyeceğiz. AB Komisyonu, işe alma politikasını Avrupa toplumunu daha iyi yansıtacak şekilde uyarlayacak.” diye konuştu.

Irkçılıkla savaşım için yeni koordinatör

AB’nin Eşitlikten Görevli Komisyoneri Wc Dalli ise kimsenin ırkçı doğmadığını belirterek, “İnsanların doğasında ırkçılıkla ilgili kodlar yok. Bu, sonradan öğrenilen bir şey. Sizin iyi mi yetiştirildiğinizle ilgili. Bugüne dek öğrendiğimiz şeyleri unutma vakti geldi.” değerlendirmesinde bulunmuş oldu.

Plan kapsamında, yeni işe alım politikalarının tanımlanması için gönüllü bir anket yapılacak ve komisyon mensubunun çeşitliliğine ilişkin veriler bu çerçevede tekrardan düzenlenecek.

Irkçılıkla savaşım için seçilecek yeni koordinatör, kıtadaki azınlıkların şikayetlerini dinleyerek değişik kültür ve ırktan vatandaşlara ilişik hakların AB yönetmeliğince yeterince yansıtılıp yansıtılmadığını denetleyecek.

Avrupalıların yarısı devletlerinde ayrımcılık bulunduğunu kabul ediyor

AB devletlerinde meydana getirilen bir ankete bakılırsa, Avrupalıların yarısından fazlası, devletlerinde ayrımcılığın yaygın olduğuna inandığını belirtiyor.

AB Temel Haklar Ajansı (FRA) tarafınca meydana getirilen başka bir anketlere göreyse, Şimal Afrika kökenli insanların yüzde 45’i, Romanların yüzde 41’i ve Sahra altı Afrika kökenli insanların yüzde 39’u AB sınırları içinde yaşamış olduğu bölgede ırkçı ya da ayrımcı eylemlere maruz kaldığını ifade ediyor.

Kıbrıs’tan Belarus’a yaptırım için Türkiye şartı

Türkiye’nin de görüşüleceği Avrupa Birliği Dış İlişkiler Konseyi (FAC) toplantısı devam ederken Belaruslu muhalif önder Svetlana Tikhanovskaya, Brüksel’den destek istedi. 

Tikhanovskaya toplantı öncesinde 27 AB ülkesinin dışişleri bakanları ile kahvaltı yapmış oldu. İspanyol dışişleri bakanı Arancha Gonzalez Laya Tikhanovskaya’nın, ‘demokrasi ve insan hakları mevzusunda’ ülkesine yardım talebinde bulunduğunu söylemiş oldu.

Avrupa Birliği Belarus’a karşı 40 kişiyi hedef alan yaptırım sıralaması hazırladı, sadece listenin onaylanması için mutlak çoğunluğa ulaşılması gerekiyor. Belarus’a yönelik yaptırımların uygulanmasını bloke eden ülkeler içinde Kıbrıs da var.

Kıbrıs’tan Belarus yaptırımlarına şartlı onay

Kıbrıs, Türkiye’ye yaptırım uygulanması halinde Belarus’a yönelik yaptırımlara onay vermeye hazır. Kıbrıs Dışişleri Bakanı Nikos Khristodoulidis, “Değerlerimiz ve temel prensiplerimizin ihlali mevzusunda değişik şekilde hareket edilmemeli. Mantıklı davranılmalı.” uyarısında bulunmuş oldu.

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas toplantı öncesinde konuşarak, “Lukaşenko tarafınca barışçıl göstericilere karşı uygulanan sertlik kabul edilemez. Avrupa Birliği Lukaşenko’ya karşı yaptırım uygulayıp uygulamayacağı konusunu da tartışılmalı.” dedi.

Birçok Avrupa Birliği ülkesi Belarus Cumhurbaşkanı Lukaşenko’ya yaptırım uygulamanın diyaloğu negatif etkileyeceğini düşünüyor.

Almanya Türkiye’ye yaptırım uygulanmasını istemiyor

AFP haber ajansına konuşan birçok kaynak Almanya’nın ‘diyaloğa zarar vereceği öne sürülen sebebi ile’ Türkiye’ye yaptırım uygulamak istemediğini belirtti. AFP, İki değişik kaynağın “Bu durum Kıbrıs için kabul edilemez” ifadelerine yer verdiğini yazdı. AFP’ye konuşan bir öteki kaynak, “Türkiye Oruç Reis gemisinin limana geri dönmesini sağlamış oldu sadece Yavuz adlı vapur hala bölgede bulunuyor. Ankara Avrupa Birliği’ni bölmeye çalışıyor.” dedi.

Avrupa Birliği devlet ve hükümet başkanları 24-25 Eylül tarihlerinde Doğu Akdeniz’de Türkiye Kıbrıs ve Yunanistan arasından yaşanmış olan sondaj krizini görüşecek.

Avrupa Birliği Dışilişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell zirve öncesinde Belarus’a yaptırım sonucu çıkmamasının Avrupa Birliği’nin kredibilitesini zedeleyebileceğini söylemiş oldu.

AB’den Libya’ya tabanca ambargosunu delen biri Türk üç şirkete yaptırım

Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler’in Libya’ya tabanca ambargosunu ihlal etmiş olduğu öne sürülen nedeni ile aralarında bir Türk firmanın de bulunmuş olduğu toplam üç şirkete yaptırım uygulama sonucu aldı. 

Öteki iki şirket Ürdün ve Kazakistan’dan. Geçtiğimiz hafta kabul edilen güncellenmiş yaptırım listesinin bugün görüşülerek karara bağlanması bekleniyordu.

Ocak ayında Berlin’de düzenlenen internasyonal konferansta çatışmayla bağlantılı ülkeler BM tabanca ambargosuna uyma ve çatışan taraflara desteği kesme taahhüdünde bulunmuş sadece ülkeye tabanca akışı sürmüştü.

Avrupa Birliği’nin Akdeniz’deki deniz gücü Libya’ya giden bir tankeri jet yakıtı taşımış olduğu sebebi öne sürülerek geçen hafta durdurduğunu açıklamıştı.

Covid-19 salgınında online uyuşturucu satışı arttı, partilerde satılan haplar azaldı | Araştırma

Avrupa Uyuşturucu Raporu’na bakılırsa Covid-19 salgını esnasında uyuşturucuyu tedarik aşamasında yeni yöntemler ortaya çıktı. Online uyuşturucu satışı arttı. Karşı karşıya alışveriş ve partilerde satılan uyuşturucular ise azaldı.

Raporda, kullanım ve dağıtımdaki yeni alışkanlıkların, Avrupa genelinde polis için daha uzun vadeli problemler oluşturabileceğine dikkat çekildi.

Vurgulanan yeni gelişmeler ise şöyleki ifade edildi;

“Üstün dereceli düzeyde kokain ve büyük oranda eroin ele geçirme vakaları, bileşik ilaç üretiminin artması, yüksek etkili kenevir, yeni bileşik opioidler ve yüksek MDMA seviyeleri içeren ecstasy tabletleriyle ilgili endişeler”

Giderek fazlaca daha büyük miktarlarda uyuşturucu ele geçiriliyor

2020 yılına kadar Avrupa’nın uyuşturucu durumunda belirlenen temel sonrunların başlangıcında ise giderek daha fazlaca büyük miktarlarda uyuşturucu ele geçirilmesi geldi.

“En sık kullanılan maddelerin birçok göstergesi, uyuşturucunun bulunabilirliğinin yüksek bulunduğunu göstermektedir” denilen raporda, “Üretimdeki gelişmelerin yanı sıra, büyük miktarlarda kokain, esrar reçinesi ve çoğu zaman deniz yöntemiyle intermodal konteynerlerde taşınan eroin miktarının kesilmesindeki artış, organize kabahat örgütlerinin lojistik tedarik zincirleri, nakliye yolları ve büyük limanlara sızma endişelerini gündeme getirmektedir” ifadeleri kullanıldı.

Ek olarak kokainin Avrupa’daki uyuşturucu sorunundaki rolünün giderek artttığı açıklandı.

Covid-19 sebebiyle partilerde alınan uyuşturucuların kullanımı düştü

Rapora bakılırsa bazı Avrupa devletlerinde uygulanan engellemeler sebebiyle, çoğu zaman ‘parti ortamlarında’ alınan uyuşturucuların kullanımında düşüş görüldü. Bununla beraber, gene kısıtlayıcı önlemlerin niçin olduğu pazar tedarik zincirlerindeki aksaklıklar da buna niçin olmuş olabileceği açıklandı.

Online uyuşturucu satışı arttı

Avrupa ülkelerindeki engellemeler, kaçınılmaz olarak uyuşturucuların satılma biçiminde de değişikliğe niçin oldu. Mesela, darknet pazarları üstünden çevrimiçi satışlar, toplumsal medya ve şifreli mesajlaşma uygulamaları bunların başlangıcında geliyor.

Salgın döneminde daha azca karşı karşıya alışveriş ve daha azca nakit kullanımı da gözlemlendi.

50 yaş üstü grupta aşırı dozda uyuşturucudan meydana gelen ölüm oranı arttı

Raporda yer edinen bir dğer başlık ise ileri yaş grupları içinde aşırı dozda uyuşturucu ölümlerinin yüksek oranıydı.

2012-2018 yılları aralığında 50 yaş üstü grupta aşırı dozda uyuşturucudan meydana gelen ölümlerin yüzde 75 oranında artış gösterdiği açıklandı. Ek olarak,bBazı ülkelerdeki opioid vakalarının belirli bir kısmı, opioidlerin uzun soluklu ağrı tedavisi bağlamında kullanımından kaynaklı ölümler ile ilişkilendirilebilir denildi.

Avrupa’da bir tek geçen yıl tahmini 20 milyon genç yetişkinin uyuşturucu kullandığı düşünülüyor.

Raporda, salgın esnasında geliştirilen yeni dağıtım modellerinin, savunmasız topluluklar üstündeki ekonomik etkisine de değinildi.

Europol, Avrupa kokain pazarının minimum 9 milyon euro değerinde bulunduğunu, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, İspanya ve İngiltere’de ise 4 milyona yakın kokain kullanıcısı olduğu tahmin ediliyor.

Belçika’nın Antwerp kenti, 2019’da ele geçirilen 60 ton ile Avrupa’nın kokain giriş merkezi olmuştu. Mart ayında ise Belçika gümrüklerinde yetkililer bir tondan fazla kokaine el koydu.

AB-Türkiye ilişkilerinin ele alınacağı eleştiri zirve 1-2 Ekim tarihlerine ertelendi

Avrupa Birliği Konseyi sözcüsü Barend Leyts toplumsal medya hesabından yayınladığı mesajda 24-25 Eylül tarihlerinde Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerinin ele alınacağı eleştiri zirvenin ertelendiğini duyurdu.

Barend Leyts, “Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel 24-25 Eylül’de planlanan Avrupa Birliği liderler zirvesini 1-2 Ekim’e ertemele sonucu aldı” mesajını paylaştı.

AB liderler zirvesi, AB Konseyi Başkanı Charles Michel’in ekibinden bir güvenik görevlisinin Covid-19 olması ve Michel’in karantinaya girmesi sebebiyle 1 ve 2 Ekim’e ertelendi. Sözcü Barend Leyts, “Geçtiğimiz hafta Charles Michel söz mevzusu güvenlik görevlisi ile yakın temastaydı” mesajını paylaştı.

Leyts, “Başkan devamlı kontrol yaptırıyor, dün negatif çıkmıştı. Belçika kurallarına nazaran karantinaya girmeli” dedi.

AB yeni Göç ve sığınma Paktını deklare etti: Geri dönüşler hızlandırılacak

Avrupa Komisyonu uzun süredir beklenen ve daha ilkin birçok kez ertelenen ‘Avrupa Birliği Göç ve sığınma Paktını’ deklare etti.

Söz mevzusu düzeltim üye ülkeler içinde ‘mecburi dayanışma mekanizması’ oluşturulmasını hedefliyor.

Avrupa Komisyonu’nun İç İşlerinden görevli üyesi Ylva Johansson AB’nin yasa dışı göçmenlerin ülkelerine geri dönüşleri mevzusunda daha etkili olmayı amaçladığını söylemiş oldu.

Geri dönüşlere daha çok odaklanmaları icap ettiğini belirten Johansson, “Bugün sunduğumuz pakette geri dönüşler mevzusunda birçok yeni inisiyatifler var. Üçüncü ülkeler ile anlaşmalar büyük ehemmiyet taşıyor. Bu bir öncelik olacak.” dedi.

‘Geri dönüşler hızlandırılacak’

Caritas Avrupa Genel Sekreteri Maria Nyman da yeni göç ve sığınma paktının geri dönüşleri hızlandıracağını söylemiş oldu.

Nyman, “Yeni sığınma ve göç paktı mecburi sığınma ve geri dönüş prosedürlerini hızlandıracak. Caritas Avrupa yeni prosedürlerin yasal güvenlik önlemlerini azaltmasından ve tutuklanan kişilerin sayısının artmasından kaygı ediyor. Her türlü sınır önlemi insan haklarına ve Cenevre Sözleşmesine saygı göstermeli ve insanoğlu tehlikeli bölgelere gönderilmemeli. Yeni sistem ile beraber Moria’da olduğu şeklinde aşırı kalabalık kamplarda yaşamak durumunda kalan insanların bir araya getirilmesinden kaygı duyuyoruz. Zira bu sistem tam bir başarısızlık öyküsü.” dedi.

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan